blog yazmak
Uzun süredir - ve de zevkle - arkadaşlarımın bloglarını okuduğum halde oturup blog yazmayı hiç düşünmüyordum. Açıkçası yazacağım şeyleri, mesela bir önceki blog gibi, sözlüğe yazıyordum, hayatı boyunca hemen hemen başka bir şey yazmamış biri olarak da başka bir şey yazma ihtiyacı duymuyordum. Hele hele herkese açık bir yerde hayatımdan bahsedeceğim bir şeyler yazma düşüncesini iyice garipsiyordum.
Hem sonra hayatında iki defa günce tutmaya kalkışmış ama 6 aydan fazla, o da ite kaka, yazmaya devam edememiş bir insanım; bir de onlayn olanını yazmak benim neyime diye düşünüyordum. Ama sonra Evren'in blogunda yazdığı bir şey etkiledi beni, iyi ki blogu olduğunu söylüyordu. Blogu sayesinde geçirdiği değişimleri, yaşadığı olayları; kısacası kendini ve değişimini, yaşamını gözleyebildiğinden bahsediyordu.
Blog yazmayı en azından denemem gerektiği düşündüm bunu okuyunca. Hiç kimse için yazmıyorum, sadece kendi hayatımın seceresini tutacağım gibi bir narsizm içinde değilim ama, birilerinin yazdıklarımı okuması hoşuma gider. Gerçi zaten tanıdığım insanlar dışında pek birinin okuyacağını da sanmıyorum ya. İnsanın kendi hayatı hakkında oturup düşünebilmesi için bile fazladan bir şeylere ihtiyacı olması ne ilginç.
Velhasılı kelam ben de bir şey karalamaya karar verdim en sonunda. Gerçi şimdilik pek gelecek vaat etmiyorumö aynı şeyi bir daha bir daha yazıyorum ama üzerime gelmeyin, çok acayipim bu günlerde; az uyuyorum, az yiyorum, bir şey yapasım yok. Bu tatil bana iyi gelecek.



1 Comments:
hakkaten yazmiycanblogmlog saniyordum ben ama isabet olmus boyle :) insanlarin kisisel mecralari olmasi iyi bir sey nitekim. kaldi ki mecra senin olduguna gore ister yazar istersen bos birakirsin; her ikisi de bir sey anlatir nihayetinde.
Yorum Gönder
<< Home